Tepki Pusulası

Bu makale bir öncekinin devamı niteliğinde olduğu için Öğrenme Alanları adlı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

En son panik alanında kalmıştık. Beynimizi kapattığımız için öğrenmeye de kapalı olduğumuz alandır burası. Öğrenme yolculuğunda kendimizi sakınmamız gereken de bir alan bu bağlamda.

Fakat, insanız ve tabi ki kendimizi bu alanda bulabiliriz. Öncelikle bu alanda olduğumuzu tespit etmek gerekiyor ki bu da bizi tepki pusulasına yönlendiriyor.

Article content
Compass of Reaction

Tepki pusulası panik alanında verdiğimiz 4 temel tepkiyi barındıran pusula. Bu 4 tepki türünden en az bir veya daha fazlasını veriyorsak, panik alanındayız demektir. İngilizceyi aktif bir şekilde 13 yıldır öğreten biri olarak bu tepki türleri, yabancı dil öğrenirken aşağıdaki şekil ve ifadelerle tezahür ettiğini söyleyebilirim.

  • Kendine saldırı: Hocam, benim kafam basmıyor gerçekten. Ne yaparsam yapayım, olmuyor işte! Beceremiyorum. Zaten yapabilseydim bugüne kadar yapardım. Kaç senedir İngilizce öğreniyorum!
  • Başkasına saldırı: Bu ne biçim okul ya! Şu kitaplara bak! Zaten böyle bir dil mi olur kardeşim? Present Perfect diye bir zamanı niye icat ediyorsun? Ne gerek vardı?!
  • Görmezden gelme: Ya sanki bu dili öğrenemeyen tek ben miyim? Bu zamana kadar öğrenmedik de ne oldu? İlerleyen zamanlarda bakarız yine. Mezun olunca bir kursa giderim.
  • Geri çekilme: Derse hiç gelmemek ya da derste olup dersi takip etmemek (telefon, uyumak, ödevleri yapmamak) bu tepki türüne örnektir.

İşte çoğu insanın dil öğrenme yolculuğunu sekteye uğratan ve içinde bir ukde kalmasına sebep olan bilinç dışı kuvvetlerin dışa vurumunu görüyorsunuz. Çoğu insan karar verilmemesi gereken panik alanında aldığı ve de gerçekle alakası olmayan sebepler yüzünden dil öğrenmekten vazgeçiyor. Öğrenme psikolojisine dair yeterli farkındalığımız olmadığı için bu sonuç doğal bir sonuç oluyor maalesef. Yerinde ve zamanında müdahale ile çözülmesi çok basit olan bu duygusal itkiler yıllara yayılan kronik bir problem haline geliyor.

Tüm bu sebeplerden dolayı Lingonomy’de öğrenme sürecini, bilişsel (cognitive) ve biliş ötesi (metacognitive) boyutlarda ele alıyoruz. Bu anlamda da bir dil öğrenicisi olarak tam anlamıyla bir öz keşif yolculuğu niteliği de taşıyor.